Google aptallaştırır mı?

ABD'de yayımlanan makale kafaları karıştırdı...

19/07/2008

Google aptallaştırır mı? | ABD'de yayımlanan makale kafaları karıştırdı...

Günümüzün büyük bir bölümü bilgisayar başında, intternette sörf yaparken geçiyor. İnternete araştırma yapmak, yeni bilgiler öğrenmek için de giren var başka amaçlarla da...

Google başta olmak üzere pek çok arama motoru istediğiniz bilgiyi tabii ki doğru ya da yanlış bir tıkla ayağınıza getiriyor. Zahmetsizce anında önümüze gelen bilgi hayatımızı kolaştırıyor; ancak uzmanlara göre bazı sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Amerikalı gazeteci Clive Thompson’un dediği gibi bu durum ‘düşünceye büyük bir iyilik’ ama her iyiliğin de bir bedeli var.

ARTIK UZUN YAZILARI OKUMUYORUZ

Zaman gazetesinin gündeme getirdiği ve geçtiğimiz hafta Amerika’da yayımlanan Atlantic haber dergisi işte bu iyiliğin bedelini ‘Google bizi aptal mı yapıyor.’ başlığı ile kapağına taşıdı. Nicholas Carr’ın kaleme aldığı yazıya göre Google, insanları düşünce tembelliğine itiyor. Bunu kendi hayatından örnekler vererek anlatan Carr, “Uzun yazıları okurken zihnimi toparlayamıyorum. 2-3 sayfadan sonra konsantrasyonumu yitiriyorum. Beynim laf dinlemez bir şekilde ağırdan almaya başlıyor.” diyerek açıklıyor.

İnternet yazarı Bruce Friedman ise “Uzunca bir makaleyi okuma yeteneğimi tamamen kaybettim, webde birçok kaynaktan aynı anda birçok kısa pasajı tarıyorum. Artık Savaş ve Barış gibi kalın kitapları okuyamıyorum.” diyerek adeta Carr’ı destekliyor.

İŞİMİZ GÜCÜMÜZ SÖRF YAPMAK

University College London’daki akademisyenlerin yaptığı bir araştırma ise internetin ‘bilme’ye olan etkisi üzerine somut bir resim sunuyor. Araştırmaya göre popüler araştırma sitelerini ziyaret edenlerin çoğu bu siteleri bir tarama aktivitesi olarak kullanıyor. Bir kaynaktan diğerine zıplıyor ve hiçbir makalenin 2-3 sayfasından fazlasını okumuyor. Bu şekilde de okumanın yeni bir şekli ortaya çıkıyor: Online okuma. Bunda kişiler sadece başlıkları, içerikleri gösteren sayfaları ve özetleri hızlı bir şekilde tarıyorlar.

'TÜRKİYE'DE OKUMA ALIŞKANLIĞI ZATEN YOK'

Dünyanın yeni yeni tartışmaya açtığı google ve arama motorları, bu dergide anlatıldığı gibi insanı gerçekten düşünce tembeli yapar mı? Ya da okuma, araştırma ve geliştirme alışkanlıklarını değiştirir mi? Konuyu bizim uzmanlarımızla görüştüğümüzde ortaya biraz farklı bir yaklaşım çıkıyor. Çünkü uzmanlara göre bizim ülkemizde hâlâ bilgi erişimi kısıtlı ve okuma alışkanlığı zayıf denilebilecek bir noktada. Hal böyle iken arama motorları düşünce tembelliğinden çok çalışkanlığa götürebilecek bir tablo çıkarıyor karşımıza.

Google, google scholar (akademik çalışmalara erişilebiliyor) ve Wikipedia (online ansiklopedi) gibi arama motorlarıyla kütüphanelerde bile bulunamayan bilgiler bir tıkla anında karşınıza çıkıyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Klinik Şefi Doç. Dr. Kemal Sayar’a göre burada mesele google değil, onu kullanma biçimimiz. Şayet google’ı kullanmayı bilirsek aradığımız bilgiyle ilgili asıl kaynaklara ve referanslara kolaylıkla ulaşabiliriz.

Kanal D Haber

Yahoytingenz!
Daha önce bloğumda(http://endustrimuhendisligi.wordpress.com) bu konuyla ilgili yazımda (bu makale yazılmadan önce) belirtmiştim.Konuyu öztlersek şuanda websitelerin çoğunun zengin içeriği var ancak uzmanlaşmış bilginin kısırlığı kol geziyor.google'ın burda suçu dolaylı olarak suçu var bence bu zengin içerikte özgürce dolaşırken uzmanlaşmış bilgiyi yani bilginin özünü bi kenara bırakıyo ve konuyu tam vermeye çalışıyo bu şuna benziyor; Bilgiyi karpuza benzetirsek google bize karpuzu kabuklarıyla(!) yediriyo ancak en lezzetli kısmı olsan ortasını yesek bile artık zevk alamıyoruz. ve sıkılıyoruz amerikalı editöründe sıkıntısı bu bence.. Bakırköylü doktorumuzda google'da suç yok demiş ama ben search yaptığımda nokta atışı yapmak istiyorum belki ama google yapmıyo belkide yapay zekası yetmiyor olabilir (mi)? öte yandan şu yazıda faydalı olabilir http://www.marketallica.com/2008/06/16/en-iyi-bilgiye-nasil-ulasiyorsunuz-icerigi-nasil-filtreliyorsunuz/ [ isimsiz , 25/07/2008 11:40 ]

Google'ı internet olarak kabul edersek parçalı olarak doğruya ulaşabiliriz sanırım. Internet'le büyüyen nesil her şeyi hızlı yapmaya alıştı. Dergide gördüğümüz bir filmi yirmi dakika içerisinde indirip izleyebiliyoruz, ya da yeni bir albümü 5dk sonra bilgisayarımıza indirip dinleyebiliyoruz. Her şeyi çok hızlı yapmaya başladık ve hiçbir şeye gereken önemi göstermiyoruz. Bundan 20 yıl önce bir albüm bulmak için sokak sokak dolaşan insandan çok daha fazla şey biliyorum ancak o benden daha az şeyi çok daha iyi biliyor. Günlük hayatının belli bir kısmı internet olan insanlar odaklanamıyor, böyle olunca da sorunun cevabı "aptallık" anlayışımızın ne olduğuna bağlı olarak değişiyor. Amcam benim çok akıllı bir insan olduğumu, birçok şeyi bildiğimi düşünürken ben onun çok daha "sağlam" bir bilgiye sahip olduğunu bilip saygı duyuyorum.. Son cümleyi de Doçent'ten doğrulatmak efsanevi olmuş, herhalde yüz insana sorsak iki kişi falan bunu söylemez.. [ Burak Kartal , 21/07/2008 13:35 ]
Yorum yazmak için üye girişi yapman gerekiyor. (Haftanın en iyi yorumunu yazan ödülü kapıyor!)

Paylaşmak güzeldir
Paylaştıkça artan tad Yazdırdıkça artan tad
Tüm Haberler»