Dosya: Little Big Planet

PlayStation 3 için çıkmış en ilgi çekici oyunlardan biri olan Little Big Planet'i, önemli noktalarıyla önünüze seriyoruz.

27/11/2008

Efendim, malumunuz PlayStation 3 cenahlarında son zamanlarda pek bir pompalanan Little Big Planet isimli güzide bir oyunumuz mevcut. Kendisini “Arka plan şarkılarından birinde Kur'an ayeti geçtiği için Batıda çıkışı geciken oyun,” olarak tanıyor olabilirsiniz. Ancak, tıpkı bir Mario, bir Winning Eleven misali “Sistem sattırıcı” olacağı umulan bu oyun, acaba bu beklentiyi karşılayacak mı? Hatta, acaba bu beklentileri karşılayacak kadar tanınıyor mu?  Yahoyt ekibi olarak zaten hevesle beklediğimiz bu oyunu, hazır Türkiye'de de çıkması söz konusuyken (gerçi Sony Türkiye'nin sitesine göre eylülde çıkmış olması gerek, ama yine aynı site bu tarihi "Yakında çıkacak oyunlar" bölümü altında veriyor) şöyle bir inceleyelim dedik.

Little Big Planet, hikayesine şöyle uzaktan bakıldığında herhangi bir bulmaca-platform oyununa benziyor. Oyunun kahramanı olan Sackboy (Çuvaloğlan) ya da Sackgirl (Çuvalkız) karakteri, kendisini “Kralın Bahçesi” (“King's Gardens”) denen bir yerde buluyor.

 

Oyunun temel oynanışını burada kavrayan oyuncular, bahçenin sahibi Kral'dan bunun gibi yedi “diyar” daha olduğunu, her birinin “Küratör” (“Curator”) adlı bir yaratıcısının bulunduğunu ve son zamanlarda bu “küçük dev gezegen”in sakinlerinin ve onların yarattığı nesnelerin kaybolduğunu öğreniyor. Böylece çuvalçocuk, bu işten sorumlu olan haini aramaya çıkıyor. Bir yandan da, kayıp nesne ve karakterleri buluyor. Oyunun yenilikçi noktalarından biri, işte bu bölümlerin oynanışı. Oyuncular bölüm amacını gerçekleştirmek için hoplayıp zıplamak, koşmak, nesneleri itip yanında, topladıkları parçalardan kendi nesnelerini de yapıp kullanmak zorundalar.

Bütün bunlar da, çuvalcığın kafası üstünde açılan “Popit” menüsünden halledilebiliyor.

Oyunun asıl üstünde durulan kısmı ise, oyuncuların kendilerin yapıp paylaştığı seviyeler. Bu seviyeler, ana menüde “Ay'ım” (“My Moon”) adı verilen kullanıcıya ait gezegencikte saklanıyor. (Yalnız, bu özelliği açabilmek için “Kralın Bahçesi” bölümünün ilk üç seviyesini bitirmek gerekiyor.)

Seviyeler sıfırdan yapılabildiği gibi, oyunla birlikte gelen hazır şablonların üstüne imal edilebiliyor. Tabii, içlerine konacak nesneler de.

Nesnelerin malzemeleri (cam, metal, naylon, sünger, kağıt vb.), malzemelerin kalınlıkları, şekilleri ayarlanabiliyor. Hatta, yapılan hareketli aygıtlara (heyecanınızı kaçırmayalım da, Çuvalzilla imal edilebilecek derecede kabiliyetli bir sistemden bahsediyoruz) ince ayar çekmek dahi mümkün. Tabii bunlar için de Popit menüsü kullanılıyor.

Ancak, bu oyunu oynamanın herhangi başka bir platform oyunu oynamaktan ve herhangi bir Half-Life haritası yapmaktan farkı ne? Üç madde sayılabilir: Benzersiz görüntüsü, “sizin oyununuz” olmak için cidden çok uğraşması ve PlayStation 3.

Little Big Planet, son yıllarda çıkmış en özgün görünüme sahip oyunlardan biri. Etkileşimli bir kolaj çalışmasına benziyor. Ortam da, karakterler de, dokuları son derece gerçekçi görünen artık parçalardan oluşuyor. Bu da, oyunlarda genellikle tüm dokuların birbirinin aynı şekilde plastiğimsi görünmesinin yaratabileceği iticiliği ortadan kaldırıyor.

Parlak temel renkler, basit ama cazip biçimler, oyunu biraz çocuksu gösteriyor. Ama, küçüklüğünde kumaş artığından yapılmış bez bebekle ya da aslında oyuncak olmayan boş şişe, kutu, battaniye gibi eşyalarla oynamış herkese sempatik gelecektir fikrindeyiz.

Oyunda, çoğu şey özelleştirilebiliyor. Oyuna başlanan ve ayarların yapıldığı alan olan “Pod”, aynı zamanda kullanıcının kendine ait “gizli kulüp evi”. Oyunun platform-bulmaca kısmında toplanan eşyalar ve çıkartmalarla bu alan süslenebiliyor. Oyunda, içi PlayStation Eye kamerasıyla resmi çekilecek objelerle doldurulabilen boş çıkartmalar da toplanıyor. Oynanan çuvalcık karakterin, yapıldığı kumaştan taktığı aksesuarlara kadar her şeyi özelleştirilebiliyor.

Oyunun seviye yapma-paylaşma sistemi ısrarla bir sosyal ağa benzetiliyor. Kullanıcılara, seviye yapmasalar ya da yaptıklarını paylaşmasalar bile şöyle bir sosyalleşmeleri, başkalarının oynamakta olduğu seviyelere katılmaları, haydi hiç olmadı birbirleriyle mesajlaşmaları şiddetle tavsiye ediliyor.

Bu gerçeğe çok yakın fizik ve mekanik tepkilerin, dokuların ve zengin içeriğin yükünü sırtlayıp, aynı anda çevrimiçi de olabilmek için PlayStation 3 gibi bir işlem canavarı da çok uygun bir cihaz.

Farkındaysanız, “Little Big Planet geleceğin efsanesi olabilecek mi?” sorusuna hala cevap verilmiş değil. Esasen, piyasayı hep devam oyunlarının ya da tipi değişen ama içeriği aynı kalan aksiyon oyunlarının bürüdüğü şu son zamanlarda yapılmış en kendine has oyunlardan biri.  Ancak, en güçlü yönleri aynı zamanda en zayıf noktalarını oluşturuyor ve bunlardan etkilenirse tutmaması gayet kolay. Fazla stilize tarzı, taa yukarıda lafı geçen “ciddi oyuncu”ların oyunu hafife almasına, yetişkinlerin ise çocuklar için yapıldığını sanmasına yol açabilir. Aslında, oyunun çocukların hoşuna gideceği kesin. Ama, oynanış şeklinin belirli bir yaş altına fazlasıyla karmaşık gelmesi muhtemel. Üstelik, PlayStation 3 (ve ülkemizde inanılmaz derecede pahalı olan oyunları) “Çocuk eğlensin,” diye satın alınan bir cihaz değil. Aksine, tam da oyunla ilgilenmeyebilecek kitle olan ciddi oyuncular ve fazladan becerileri olan bir medya oynatıcı isteyen yetişkinler tarafından yeğlenen bir konsol.

 Yani, küçük dev gezegenin işi zor, ama hedeflerini gerçekleştirmesini isteriz doğrusu.

Yorumlar

  • Oyun incelemeleri için ayrı bölüm açılsın diyeneler?

    Berk Eserol , 27/11/2008 22:30

Yorum yazmak için üye girişi yapman gerekiyor.

Yahoyt Dergi

Yahoyt'u Takip Edin

© 2008 MYK Medya. Bütün hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi yazılı izin alınmadan kullanılamaz. iletisim(at)yahoyt.com

Bu haber Yahoyt.com sitesinden alınmıştır.

(Haberin adresi: http://yahoyt.com/h/2803/)