Mini inceleme: Sony Ericsson C510

Sony Ericsson'un küçük fotoğrafçısı avcumuza düştü bir kere.

08/06/2009

C510, Sony Ericsson'un Cyber-shot serisinden cici bir telefon. Gezmeyi ve gülümseyen insanları seviyor, fotoğrafçılığının olduğunu da söylüyor. Biz de kendisini dinleyip, duyduklarımızı buraya aktarıyoruz.

C510, plastikten mamul bir gövdeye, geniş ekrana sahip, irice ve ekran tarafında ağırca bir arkadaşımız. Bu iri ve parmak izine dayanıklı kasanın ortasında geniş ve parlak bir ekran barındırıyor. Özellik olarak, daha önce incelediğimiz diğer Sony Ericsson telefonların eksileri ve artılarına sahip. Ancak, arayüzdeki yavaşlık C510'da biraz daha belirgin.

Hoparlörlerin çok kaliteli olduğunu söyleyemeyeceğiz, ancak sesleri bir hayli yüksek çıkıyor. Bu da, telefonu duymamayı zorlaştırıyor. Telefon konuşmalarındaki ses kalitesi gayet iyi. Yanında 2 GB'lık bir hafıza kartıyla gelmesi de öyle.

Markanın telefonlarının tuş takımından genelde şikayetçi olmayız, ancak C510'un tuş takımı biraz sıkışık. Özellikle çağrı kabul-red, silme, seçme, yön tuşlarının bulunduğu alan sıkışık. Seçme tuşuna basmaya çalışırken silmeye, çağrı almaya çabalarken yön tuşunda sola basmak vb. çok olası.

Bunun dışında, "push" sistemiyle çalışan ve güncelleme sıklığı ayarlanabilen RSS beslemesi okuyucusu mevcut. Kendisi fena değil. Kapatıldığı zaman, güncellemeleri gösteren bir uygulama şeklinde ekrana yerleşiyor. Asıl girişleri okumak için, tarayıcıya gitmek gerekiyor. O da, diğer Sony Ericsson ürünlerinden tanıdığımız, NetFront isimli, elinden geleni yapan bir arkadaşımız.

GPS yerine Google Maps mevcut. Harita kısmında sorun çıkarmıyor, ancak uydu görüntülerine geçildiğinde -haliyle- yavaşlıyor. Kontörlü hattı olanlar zaten pek bulaşmasın, zira sağa-sola gitmek, yaklaştırmak ve uzaklaştırmak için epey yükleme yapıyor.

Telefonun uyumlu olduğu PictBridge ve Snapfish yazdırma uygulamalarını deneme imkanımız ise olmadı.

Bir Cyber-shot olan C510'un asıl olayı, fotoğraf makinesinde. Sony Ericsson, bu telefonun Smile Shutter'lı, yani fotoğrafı çekilen kişi gülümsediğinde kareyi yakalama özelliğine sahip olmasının epey üstünde duruyor. Ancak Smile Shutter, gülümsemeden ziyade "sırıtma" yakalıyor. Başka bir deyişle, gülümsemenin algılanması için, fotoğrafı çekilen kişinin dişlerinin görünmesi gerekiyor. Bu, hem daha neşeli gülümsemeler yakalamaya yarıyor, hem de genel olarak açık ağızların "gülümseme" olarak algılanmasına yol açabiliyor.

Telefon, deklanşöre basmanızdan bir an sonraki kareyi geçerli sayıyor. Bu da, çektiğinizi sandığınız kareyi yakalayamamış olmanız anlamına geliyor. Bundan sonra, telefonu hareket ettirmeden ekranda "Kaydediliyor" mesajının çıkmasını beklemeniz gerek. Aksi takdirde, bir takım sürrealist çalışmalara imza atıyorsunuz.

Fotoğrafta gerçeğe en yakın renkleri yakalamak için çeşitli beyaz seviyesi ayarları ve çekim tipleri mevcut. Bizi en çok sevindiren "Belge" çekim modu oldu. Böylece cihaz, cepte taşınabilen bir tür tarayıcıya dönüşüyor.

Coğrafi konum işaretleme özelliği, -en azından denemeyi yaptığımız İstanbul içinde- gayet başarılı. Hatta, çekilen Boğaz manzarasını suyun tam ortasına işaretlemek gibi küçük hinlikler bile yapıyor! Belirgin bir falso göremedik.

Büyük bir artısı, videoları Sony Ericsson'a ya da cep telefonlarına özel bir format yerine, MP4 olarak kaydediyor. Böylece videolar, dönüştürme, çözücü yükleme vb. bir ek işleme gerek kalmadan, çoğu bilgisayar ve medya oynatıcıda izlenebiliyor.

Lensin, kolay kolay açılmayan, kızaklı metal bir kapakla korunmuş olması da hoş bir ayrıntı.

Fotoğraf kalitesi için, galeriye başvurabilirsiniz.

Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk sen olmak istiyorsan üye girişi yap.

Bu haber Yahoyt.com sitesinden alınmıştır.

(Haberin adresi: http://yahoyt.com/h/4602/)