Mini inceleme: HP Pavilion dv2

AMD'nin Yukon platformu ve Neo işlemcisini kullanan ilk dizüstü bilgisayar HP Pavilion dv2'yi güzelce inceledik.

11/06/2009

AMD'nin "Mini dizüstünden büyük, tam dizüstünden küçük" sistemler için geliştirdiği Yukon platformu ve Neo işlemcisini kullanan ilk bilgisayarı, HP Pavilion dv2'yi hatırlıyor musunuz? Hah, işte geçtiğimiz hafta onu deniyorduk.

Deneme ünitemiz, belirttiğimiz gibi 1.60 GHz'lik AMD Neo işlemci, 1 GB bellek, ATI Mobility Radeon HD 3400 ekran kartı, 160 GB sabit disk, harici bir optik sürücü, HDMI ile VGA çıkışları, Bluetooth ve WiFi ihtiva ediyor.

Bilgisayarı açarken ilk farkettiğimiz şey, yuvarlak hatlara sahip, parlak plastikten kasası. Sağlam ver şık görünen bu tasarım, aynı zamanda parmak izi okuyucu ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Zira, lekelenmeye o kadar müsait ki, parmak izi almaktan anlayan biri üzerinde kalan izlerden bilgisayarını kimin ellediğini hemen bulabilir.

Kapak kalkıp da, bilgisayarın kenarlarının ucuz oyuncaklarda bulunana benzer gümüş rengi parlak plastikten yapılmış olduğunun ortaya çıkması, kalite ve sağlamlık izlenimini aynen silip süpürüyor. İç kapaktaki hoş desenim yarattığı etki de, dokunmatik panelin aynı parlak plastikten yapılmış olmasıyla azalıyor. Yine bu malzeme, dokunmatik panel kullanılırken parmağın yapışmasına, imlecin gereğince hareket ettirilememesine sebep oluyor. Düğmelerin verdiği "tıklama" hissi de pek tatminkar değil. Üstünden el geçtiği zaman metin imlecini satırın en başına almak, sayfayı kaydırmak ya da tıklanmış farzetmek gibi huyları da var.

Pavilion dv2'nin pili, diğer mini dizüstüler gibi altında değil, arkasında. Bu da, hem nispeten ince olmasını, hem de öne doğru meyil alarak klavyesinin daha rahat kullanılmasını sağlıyor. Ancak "ince" derken MacBook Air gibi bir incelik beklemeyin tabii. Pili ise, "dengeli" enerji planında 100-120 dakika kadar gidiyor.

Klavyede, yön tuşları ve fonksiyon tuşları dışında fazla küçük bir tuş yok, hatta harf tuşları bir hayli büyük. Ancak, bunun için aralarındaki aralıktan feda edilmiş. Tuşların profili de dümdüz olunca, fazla rahat olmayan bir klavye ortaya çıkmış.

Performansa gelecek olursak: Cihaz, Windows Vista yüklü olarak geliyor. Açılışta, açılış ekranından masaüstüne gelmesi 32 saniye alıyor. Üstünde yüklü gelen bin türlü izleme, gözleme, takip, markaya özgü şu-bu yazılımları yüzünden, biraz hantal kalıyor. Ancak, özellikle ömür törpüsü olduğunu söyleyemeyiz. Yalnız, biraz "kışlık" bir bilgisayar. Bazı ayarlarının yapıldığı, yani fazla ağır bir iş yükü olmaksızın açık durduğu yarım saat boyunca, klavyeden hissedilebilecek kadar ısındı.

Cihaz, internette gezinti, metin düzenleme, yüksek tanımlı olmayan video izleme gibi işleri, seri şekilde başarıyor. Ekran kartında "HD" ibaresi bulunmasına rağmen, 1080p dosyaları çalıştıramıyor. Ancak HDMI çıkışı sol tarafında kuzu kuzu yatıyor, destekleyen bir ekranla elbet çalışacaktır. Kendi ekranının kalitesine ise edilecek söz yok. Ancak güneşli ortamlarda görülebilirlik açısı epey daralıyor.

Pavilion dv2'yi biraz zorlayasımız geldiğinde Photoshop CS2 kurduk. Bu esnada, yanında gelen harici optik sürücünün çalışırken masayı sarstığını farkettik. dv2, kendi masaüstü çözünürlüğüne yakın resimleri, sorunsuz şekilde idare etti. 3.5 GB'lık bir dosyayı, .RAR paketinden yaklaşık 15 dakika çıkardı. Şu ara elimizin altında bulunan oyun o olduğundan, kendisine yine BioShock kurduk. Bu güzide aksiyon oyununu, 1026 x 768 çözünürlükte, çoğu görüntü iyileştirme ayarı açıkken, oynanabilir bir hızla çalıştırdı. Yenilerde irdelediğimiz oyunlardan Runes of Magic'i de alnının akıyla, rahatça oynanabilecek şekilde çalıştırmayı başardı.

Sonra kaşınıp, yine elimizin altında bulunduğu için Crysis kurduk. Siz sormadan söyleyelim, bilgisayar erimedi (ki bizce, bu bile epey bir başarıdır). En düşük ayarları seçerek sinematikleri izleyip, oyuna kadar girmeyi de başardık. Ses kesik kesik geldiği, ilerlemek ve karakteri kontrol etmek mümkün olmadığı için, oyunu oynamayı başaramadık. Ama evet, "Crysis'i çalıştırıyor," diye yemin etsek başımız ağrımaz.

Bir noktada, Windows 7 yayın adayı sürümünü yükledik.

Yükleme, "CD'den önyükleme için bir tuşa basınız" ibaresinden, masaüstünü görmemize kadar 25 dakika aldı. Tüm donanım kendiliğinden tanınmıştı.Windows 7 üstünde açılması yine 30 saniye kadar, kapanması ise 30 saniye sürüyor. Performans endeksinin bilgisayara verdiği sistem puanı, 7.9 üstünden 3.1. "Aero Peek" ve "cam" arayüzünü de rahatça çalıştırıyor.

Firmanın yüklediği gerekli-gereksiz çeşitli yazılımlar ortadan kalkınca, bilgisayarda hafif bir çevikleşme hasıl oldu tabii. Ancak Vista'lı halinden dikkat çekecek kadar hızlı olmadığını söyleyebiliriz.

Özetle, HP Pavilion dv2'nin, performansı Atom'lu bilgisayarlardan aşırı yüksek olmayan, ancak ayrı ekran kartının hayrını fazlasıyla gören bir cihaz olduğu sonucuna vardık. Ancak, "tam boy" dizüstü ekranlarla boy ölçüşebileceği bir alan var elbet: Sırtınızda onlardan birini taşıyormuşsunuz hissi veren ağırlığı.    

Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk sen olmak istiyorsan üye girişi yap.

Kaptır Gitsin

Bu haber Yahoyt.com sitesinden alınmıştır.

(Haberin adresi: http://yahoyt.com/h/4641/)